Freud, psikanaliz ve din sorununu, parlak yap?tlar?ndan biri olan ?Die Zukunft Einer Illusion? da inceler. Mitoslar?n ve dinsel ideallerin insan üzerinde derin etkileri oldu?unu ilk farkedenlerden biri olan Jung ise, ayn? konuyu Yale Universitesi?nde verdi?i Terry Vakf? Konferanslar?nda i?lemi?tir. ?imdi ben, bu iki psikanalizcinin tav?rlar? konusunda k?sa bir özet yapmak istiyorum. Önce bu davran???m?n üç [...]
Freud, psikanaliz ve din sorununu, parlak yap?tlar?ndan biri olan ?Die Zukunft Einer Illusion? da inceler. Mitoslar?n ve dinsel ideallerin insan üzerinde derin etkileri oldu?unu ilk farkedenlerden biri olan Jung ise, ayn? konuyu Yale Universitesi?nde verdi?i Terry Vakf? Konferanslar?nda i?lemi?tir. ?imdi ben, bu iki psikanalizcinin tav?rlar? konusunda k?sa bir özet yapmak istiyorum. Önce bu davran???m?n üç nedenini aç?kl?yay?m:
1- Sorunun tart???lmas?n?n günümüzde hangi a?amada oldu?unu ve benim çözümlerimin ç?k?? noktas?n? göstermek, 2- Freud ve Jung?un baz? temel yakla??mlar?n?n aç?klamalar?n? yapmak ve önümüzdeki bölümün ana hatlar?n? ortaya koyabilmek, 3- Çok yayg?nl?k kazanm?? olan bir yanl?? inanc?, Freud?un dine kar??, Jung?un ise din yanl?s? oldu?u inanc?n? düzeltmek.
Böylelikle, bu denli geni? kapsaml? konulardaki a??r? basitle?tirmelerin yanl??l???n? ve psikanaliz ile dinin çift anlaml?klar?n? incelemek imkan?n? da bulabiliriz.
Freud?un ?Die Zukunft einer Illusion? da din konusunda ortaya koydu?u tav?r nedir ?
Freud?a göre din, insan?n kendi d???ndaki do?a güçlerine ve kendi içindeki güçlere ( içgüdülere ) kar?? çaresizli?inden kaynaklanm??t?r. Ve insanl???n geli?me sürecinin ilk dönemlerinin bir ürünüdür. Bu dönemlerde ak?llar?n? iç ve d?? güçlere kar?? kendilerini koruyacak bir biçimde kullanmay? beceremeyen insanlar, bunlar? baz? kar?? güçlerle dengelemeye çal??m??lard?r. Yani ak?l arac?l??? ile kavranamayan güçlere egemen olmay? sa?layacak ya da onlar? bast?rmaya yarayacak bir tak?m duygusal yöntemler ve mekanizmalar geli?tirmi?leridir. Freud bunun kayna??n?n çocukluk dönemi izlenimleri oldu?unu öne sürer.
Tehlikeli, kontrol edilemeyen ve anla??lmas? mümkün olmayan güçler kar??s?nda insan, an?lar?nda bir geriye kaç?? yapar ve çocukluktaki, babas?nca korunma duygusuna s???n?r. Baba çocu?un gözünde bilgeli?in dü?üncenin ve gücün simgesidir. Sevgisini ve korumas?n? sa?layabilmek için de, emir ve yasaklar?na itaat gereklidir.
Bu biçimiyle din Freud?a göre bir çocukluk deneyinin yinelenmesidir. ?nsan kendini tehdir eden tehlikelere çocuklu?unda yapt??? gibi ayn? yöntemle kar?? koyar. Kendi güvensizli?ini yenebilmek için, kendini ?a??rtan ve korkutan ama ayn? zamanda da koruyan babas?na teslim olur. Freud dini, çocuklardaki takip edilme fobisine benzeyen nevrozlarla kar??la?t?rmaktad?r. Ona göre din, çocukluk nevrozlar?na benzer nedenlerden do?an kollektif bir nevrozdur.
Freud?un dinin psikolojik kökenlerini incelemesi, insanlar?n bir Tanr??n?n varl??? dü?üncesine nas?l ula?t?klar?n? göstermek içindir. Bu sonucun ortaya koyulmas?, yani baz? psikolojik köklere inilmesi ile i? bitmez. Freud dinsel dü?üncelerin baz? illüzyonlara dayand???n? ve böylelikle de bunlar?n gerçek d??? olduklar?n? kan?tlad??? iddias?ndad?r. ( Freud kendi ara?t?rmalar?n?n sonucunda görmü?tür ki, bir fikrin bir arzuya kar??l?k olmas? ve onu tatmine yaramas?, bu fikrin yanl?? oldu?unu kan?tlamaz. Psikiyatristlerin günümüzde hep ayn? hataya dü?meleri, Freud?un bu dü?üncesini özellikle belirtmeme yolaçt?. Birçok gerçek ve bir o kadar da yanl?? fikrin varolmas? do?ald?r. Bu fikirlere insanlar, onlar?n do?ru olmas?n? arzulad?klar? için sar?lm??lard?r. Ama unutmamak gerekir ki, birçok büyük bulu?a yol açan da, yine bir tak?m fikirlerdir. Kimi insanlar tüm güçleriyle bunlar?n do?rulu?una inan?p, bunu ortaya ç?kartmaya çal???rken, bir sürü yeni gerçe?e ula?m??lard?r. Böyle büyük bir ilginin varl??? olay?, d??tan izleyene garip ve hastal?kl? bile gelse, bu hiç bir zaman herhangi bir yarg?n?n ve de yorumun yanl??l???n?n kan?t? olamaz.
Geçerlili?in ölçütü, ki?iyi o ilgiye iten ( motive eden ) nedenlerin psikolojik analizi ile belirlenemez. Burada önemli olan, getirilen kan?tlar?n mant?kl? bir dü?üncenin temel kavramlar?yla çeli?ip çeli?medi?idir. )
Freud daha sonra dinin illüzyoncu ( hayale dayanan ) karakterini gösterme çabas?n? da a?arak, dini bir tehlike olarak aç?klamaya yönelir. Freud için din bir tehlikedir, çünkü, tarih boyunca kendine ba?lad??? bir tak?m olumsuz kurumlar?ntoplum içinde yerle?mesini sa?lam??t?r. Sonra insanlara bir hayale inanmay? ö?retir. Daha da önemlisi, ele?tirici dü?üncenin engellenmesine, böylelikle de zekan?n köreltilmesine yol açar. Bu ele?tiriler ayd?nlanma ça??n?n tüm dü?ünürlerince de kiliseye kar?? yöneltilmi?ti. Ama Freud?un dü?ünce sistemi içinde bu ele?tiri, onsekizinci yüzy?l filozoflar?n?nkinden çok farkl? bir biçim kazanm??t?r.
Freud?un analitik çal??mas?nda ortaya koymak istedi?i, ele?tirici dü?üncenin yasaklanmas?n?n beliri bir noktada di?er alanlardaki ele?tirel yeteneklerin
de zay?flamas?na yol açt???d?r. Böylelikle bu yasaklaman?n, akl?n gücünü engelleyece?ini de ileri sürer.
Freud?un dine kar?? yöneltti?i üçüncü ele?tiri, ahlak? çok ?üpheli bir temele oturtmas?d?r. E?er ahlaki kurallar?n geçerlili?i , bunlar?n Tanr??n?n buyruklar? olu?una ba?l?ysa, ahlak?n gelecekteki varl??? ya da yoklu?u Tanr??ya olan inanca ba?l? olarak de?i?ecektir. Ve Freud dinin bir y?k?m, bir çöküntü, gerileme içinde oldu?unu görüyordu. E?er din ile ahlak?n birbirlerine olan ba?l?l??? kopar?lmazsa, gelecekte insanlar?n tüm de?er yarg?lar? tehlikeye dü?ecekti.
Freud?un dinin tehlikeye dü?ürece?inden korktu?u idealleri ve de?er yarg?lar? da böylelikle gün ?????na ç?km?? oluyordu. Ak?l, insanl???n ac?lar?n?n azalt?lmas? ve geleneksel ahlak. Freud?un ele?tirilerine kat?lmayabiliriz. Çünkü o, inand??? idealin ne oldu?unu apaç?k söylemi?tir. ?nsan sevgisi, gerçek özgürlük. Önemli olan Freud?un bu temel inaçlar?n? kavramak ve bunlara kat?lmakt?r.
Özgürlük ve ak?l, freud?a göre, de?i?meli olarak birbirleriyle ba??ml?d?rlar. ?nsan babasal bir Tanr? illüzyonundan vaz geçti?i anda, evrendeki yaln?zl???n?n ve anlams?zl???n?n bilincine var?r. Babaevini terketmi? bir çocuk gibi, mahzun ve ?a?k?n kal?verir öyle orta yerde. ??te bu hastal?kl? ve basit fikrin a??lmas?, insanc?l evrimin en önemli amac?d?r. ?nsan kendini, ac? da olsa gerçe?i tam olarak görebilecek ve kabul edecek biçimde geli?tirmek zorundad?r. Kendi gücünden ba?ka güvenecek hiçbir ?eyi olmad???na inan?rsa, o güçlerini do?ru ve yerinde kullanmay? ö?renecektir.
Kendini tehdit eden ve koruyan bir otoritenin bilinçalt? bask?s?ndan kurtarabilen özgür insan, akl?n?n gücünü kullan?p, dünyay? ve onun üzerindeki kendi yerini, görevini kavrayabilir. Kendi ba??m?za dü?ünmeye cesaret edebilmenin tek yolu, kendimizi yeti?kin olarak almak ve belirli bir otoriteden korkan, ona ba?l? bir çocuk gibi davranmaktan vazgeçmektir. Bunun tersi de, ayn? ?ekilde do?rudur.
Ancak kendi ba??m?za dü?ünebilmesini becerdi?imiz zaman, o otoritenin egemenli?inden kendimizi kurtarabiliriz. Freud?un çaresizlik duygusunu, dinsel ya?ant?n?n kar??t? olarak belirtmesi çok anlaml?d?r. Çünkü bir çok teologlar ve bir ölçüye kadar Jung ba??ml?l?k ve güçsüzlük duygular?n?,dinsel olgunun özü olarak saymak e?ilimindedirler. Freud ise, dolayl? yoldan olmakla beraber, dinsel ya?ant?n?n temelini, ba??ms?zl?k duygusu ve insan?n kendi gücünün bilincine varmas? olarak aç?klamaktad?r. Daha sonra bu temel ayr?m?n din psikolojisinde ne denli önemli sorunlara yol açt???n? da göstermeye çal??aca??m.
?imdi Jung?a dönecek olursak, onun hemen her noktada Freud?la çeli?ti?ini görürüz.
Jung, ç?k?? noktas?n?n genel ilkelerini aç?klamakla i?e giri?ir. Freud, William James Dewey ve Macmurray gibi mesle?i filozofluk olmasa da, olaya psikolojik ve felsefi aç?lardan yakla??rken, Jung kitab?n?n ba??nda ?u aç?klamay? yapar : ?Kendimi yaln?zca olgular?n gözlemi ile s?n?rlamak ve her türlü metafizik ya da filozofik tutumdan kaç?nmak istiyorum. sonra da psikoloji ile dini, filozofik dü?ünce biçimlerinden kaç?narak nas?l analiz edece?ini gösterir. Kendi bak?? aç?s?n? ?olguculuk? olarak niteler. Yani ilgilendi?i konular, olaylar, deneyler, ve ya?anm?? an?lar, k?saca olgulard?r. Sözkonusu edilen olgunun gerçekli?i ise bir olayd?r, bir yarg? de?il. Örne?ini psikolojik ilmi bakirelik bozulmadan do?um yapma motifini ele ald???nda, yaln?zca bu olgunun varl??? ile ilgilenir. Bu dü?üncenin do?ru ya da yanl?? olu?u, onun ara?t?rma alan?na girmez. bir dü?ünce var oldu?u anda psikolojik aç?dan do?rudur. E?er yaln?zca bir bireyin dü?üncesi olma özelli?indeyse psikolojik varl??? özneldir. Bir dü?üncenin nesnel olabilmesi için, büyük insan gruplar?nca ortak olarak kabul edilmesi gerekir.
Jung?un dini nas?l analiz etti?ini aç?klamadan önce, yeri gelmi?ken metodolojik varsay?mlar?n? iyice bir ele?tirmekte yarar görüyorum. Jung?un gerçe?i yorumlama tekni?i tutars?zd?r. Gerçe?in bir yarg? olmay?p, bir olay oldu?unu ileri sürüyor. Yani, bir fil varoldu?u için gerçektir. Ama gerçe?in her zaman ve zorunlu olarak bir yarg?ya dayanmas? gerekti?ini unutuyor bu arada. Gerçek yaln?zca bizim duyu organlar?m?zla alg?lay?p belirli sözcüklerle adland?rd???m?z görüntü ve belirtilerin bir tan?mlamas? de?ildir. Jung bir dü?üncenin var oldu?u anda, psikolojik olarak do?ru oldu?u sonucuna var?yor. Fakat, bir dü?üncenin varl???, onun bir yan?lma ya da bir gerçe?e kar??l?k olu?una ba?l? de?ildir. Yine bir dü?üncenin varolmas?, onun hiçbir zaman salt bu varolu?u ile do?ru olmas? sonucunu da do?urmaz. Bir psikiyatrist bile, bir dü?üncenin do?rulu?u ile ilgilenmeden, yani onu salt bir olgu olarak al?p çal??amaz. Ba?ka bir deyi?le, hastan?n yeniden ya?amaya çal??t??? olaya olan ilgisini bilmeden, o dü?üncenin ki?isel bir aldanma veya paranoyik bir yakla??m oldu?una karar verilemez.
Jung?un varsay?mlar? yaln?zca psikiyatrik bak?? aç?s?ndan de?il, temsilcisi oldu?u rölativizm yönünden de tutars?zd?r. Freud?dan farkl? olarak din yanl?s? gibi gözükse de, temelde Jung, Yahudilik, Hristiyanl?k ve Budhizm?in özüne tam ters dü?mektedir. Çünkü bu dinler gerçe?e ula?ma çabas?n? insan?n en önemli erdemi ve görevi olarak görmektedirler. Jung, ald??? tavr?n getirdi?i zorluklar?n fark?ndad?r ama bunlar? çözmek için seçti?i yöntem tutarl? de?ildir. Öznellik ve nesnellik kavramlar?n?n ne denli esnek ve de?i?ken olduklar? aç?kt?r. Buna ra?men Jung, bu iki varolu? biçimini birbirinden ay?rmaya çal???r. Ona göre nesnel olan bir?ey, öznel olan bir di?erinden daha do?ru ve daha geçerlidir. Nesnel ile öznel aras?ndaki ay?r?m?n temeli, bir dü?üncenin yaln?zca bir ki?iye ait olmas? ya da bir toplulukça payla??lmas? olgular?nda yatar. Peki bizler 2. Dünya Sava??nda milyonlarca ki?inin ortak oldu?u, kitlesel bir ç?lg?nl??a tan?k olmad?k m? ? Milyonlarca insan?n ak?l d??? ihtiraslar?n?n kölesi olarak aldat?c? ve sap?k dü?üncelere kap?ld?klar?n?, bunlar?n pe?inden ko?tuklar?n? ya?amad?k m? ?
Onlar?n bu yanl?? dü?ünceleri bireylerin tek ba?lar?na yaratt?klar? saçmal?klardan daha m? tutarl?yd?lar ? Bunlar? nesnel olarak aç?klaman?n ne anlam?, ne yarar? var ?K?saca büyük insan kitlelerince payla??lmas?, bir dü?üncenin do?rulu?unu kan?tlamaz. Jung?un nesnel ve özneli birbirlerinden ay?rmakta kulland??? yöntem, az önce aç?klad???m, rölativizm konusundaki yakla??m?n aynas?d?r. Buradaki rölativizm bir dü?üncenin toplumca kabul edilmesini, onun geçerlili?i gerçekli?i ve nesnelli?i için bir ölçü olarak alan sosyolojik bir rölativizmdir.
Bu metodik varsay?mlar?n? ortaya koyduktan sonra Jung, din nedir, konusundaki temel görü?lerini aç?klamaya giri?ir. Dinsel ya?ant?n?n do?as? nedir ? Bu konuda Jung, birçok teologla ayn? dü?ünceyi payla??r. K?saca ?öyle özetleyebiliriz bu yakla??m? : Dinsel ya?ant?n?n ( dinin ) kayna?? insanlar?n kendilerini, kendilerinden üsütn olan baz? güçlere tevekkülle teslim etmeleridir.
Jung dinin, Rudolf Otto?nun ?Numinosum? diye tan?mlad??? ve insanc?l bir iste?e ba?l? olmadan var olan dinamik bir varl???n ya da etkinin dikkatli ve titice izlenmesi oldu?unu ileri sürer. Bu varl?k, insan? denetler ve yönetir. ?nsanl?k bu gücün ( varl???n ) yarat?c?s? de?il yaln?zca kuludur.
Dinin bu tan?mlas?ndan, yani insan?n bir d?? güç taraf?ndan belirlenmesinden hareketle Jung, yeni aç?klamalara giri?ir. Ona göre bilinçd???n?n dinsel bir do?as? vard?r.
Bilinçd???, insan ruhunun bireysel ya?ant?s?n?n bir bölümü olarak aç?klanamaz. Bu daha çok bizden ba??ms?z bir gücün, varl???m?z üzerindeki etkileri ve yans?mas?d?r.
?nsan?n rüyas?nda kendi bilinçd???ndan baz? sesler ve izlenimler alg?lad???n? ileri sürmesi hiçbir ?eyi kan?tlamaz. Sokaktan gelen sesleri de, kendi iç sesiymi? sanabilir insan. Yani bu yan?lt?c?d?r ve güvenilemez.
Tek bir durumda, bu seslerin gerekten kendi d??bilinçlerinden gelen sesler olarak kabul edilmesi mümkündür. Bu da, bilinçli ki?ili?in bir bütünlü?ün bir parças? veya büyük bir daire içinde küçük bir daire olmas? halinde geçerlilik kazan?r. Küçük bir banka memurunun arkada??na çal??t??? bankay?
gösterip ?i?te benim bankam? demesi gibidir bu.
Dinin ve bilinçd???n?n böyle tan?mlanmas?n?n do?al bir sonucu olarak Jung, bilinçd???n?n bizim üzerimizdeki etkilerinin ?temel dinsel olgular? olarak belirledi?ini savunur. Yani dinsel dogmalar ve rüyalar dinsel olgulard?r, çünkü bizim d???m?zdaki bir gücün bizi yöneti?inin yans?mas?d?r. Jung?un mant??? gere?i, ruh hastal?klar?n? da dinsel olgular olarak aç?klad???n? ise eklemeye gerek yoktur.
Freud ve Jung?un dine yakla??mlar?n? ve onun kayna??n? aç?klama çabalar?n? k?saca inceledik. Acaba yayg?n olan ?u kan? ?Freud dine kar??, Jung dinden yanad?r? hala geçerli mi ? Yapt???m?z inceleme ve kar??la?t?rma, bu basitle?tirici görü?ün tamamen yanl?? bir a??r?l?k ta??d???n? san?r?m ortaya koymu?tur.
Freud, insanc?l evrimin hedefinin ?u amaçlara ula?mak oldu?una inan?r : Bilgi, ( ak?l, gerçeklik, mant?k ) insan sevgisi, ac?lar?n azalt?lmas?, özgürlük ve sorumluluk ta??yacak güce eri?mek. Bu idealler ise tüm büyük dinlerin aklaki temelini olu?turur. Bat? ve Do?u kültürleri, bu temeller üzerine kurulmu?tur. Konfüçyus?ün, Lao-Tse?nin Budha?n?n, di?er peygamberlerin ve ?sa?n?nnö?retileri hep bu idealleri savunur. Bu dinler ve ö?retiler aras?nda ( yer ve zamana, hitap edilen toplulu?a göre de?i?en ) deyi? farkl?l?kar?n?n olmas? do?ald?r. Örne?in, Buddha a??rl??? ac?lar?n azalt?l?p yok edilmesine verirken, peygamberler adalet ve anlay??l? olmaya önem vermi?ler, ?sa ise insan sevgisini öne alm??t?r. Görünürdeki farkl?l?klara ra?men tüm bu dinsel önderlerin, insanl???n geli?mesindeki amaçlar ve biçimler konusunda tam bir uyu?um içinde olmalar? ilginçtir.
Freud, dinin bu ahlaki temellerini savunmakata ve bu amaçlar?n gerçekle?mesini önleyici olduklar? sürece, dinin do?a üstü ve biçimci yanlar?n? ele?tirmektedir. Do?a üstü güçlere ve insan? a?an ?eylere tap?nmay?, insanl???n geli?imindeki a?amalardan biri olarak gören Freud, bunlar?n o ça?larda gerekli ve zorunlu oldu?unu, ama gere?inden fazla gündemde kald?klar?nda insanl???n ruhsal geli?imini engellemekten öteye gidemeyeceklerini savunmaktad?r. Bu nedenle, Freud?un dine kar?? oldu?u yolundaki inanç, yan?lt?c?d?r. Böyle bir yarg?ya varmadan önce, onun dinin dinin hangi yanlar?na kar?? olup ele?tirdi?ini, hangi yanlar?na ise taraftar oldu?unu ara?t?rmak gerekir.
Jung içinse dinsel ya?ant?, özel duygusal bir süreçtir ve insan?n kendisini bilemedi?i yüksek bir güce teslim etmesi olarak belirir. Bu gücü ister Tanr?, ister bilinçd??? diye niteleyelim, sonuç de?i?mez. Yukar?daki tan?mlama, Hristiyanl?k içinde Luther ve Calvin?in ö?retilerinin temeli olan belirli bir dinsel ya?ant? biçimini tam karakterize ederken, öte yandan dinsel deneyin bir ba?ka tipiyle çeli?mektedir. Gerçe?e bu göreceli yakla??m? ile Jung?un din anlay???, Buddhizm, Yahudilik ve ?sa ö?retileriyle çat??maktad?r. Ad? geçen dinlerde insan?n görevi, gerçe?i ara?t?rmakt?r ve bu kaç?n?lamaz olan bir zorunluktur. Pilatus?un gerçek nedir, diye sormas? bile yukar?dakiler d???nda kalan tüm büyük dinlerde, dinsiz bir tav?r say?l?r. Yani bu aç?dan bak?nca, ara?t?rmak ve ileri gitmek çabas?, günahla e? anlaml? olur. Freud?la Jung?un yakla??mlar?n? özetleyecek olursak, Freud dini ahlaki aç?dan ele?tirirken, as?l özünü savunmakta ve bu de?erleri koruma endi?esi ile hareket etmektedir. Bu nedenle yakla??m?n? ku?kusuzca ?dindar? olarak niteleyebiliriz. Jung ise, dini k?s?tlay?c? bir biçimde psikolojik bir olguya indirgeyip, bu yolla aç?klamaya çal???rken, bir yandan da bilinçd???na dinsel bir anlam kazand?rmak istemektedir.
Psikanaliz ve Din: Freud ve Jung - Erich Fromm
Toplam okunma (2046) Bugün(0) Son okunma tarihi (17 April 2009)
Source:
cafran kültür sanat ve hayat